Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu'yla ilgili teklifin 11'inci maddesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz alan Mersin Milletvekili Gülcan Kış, “Yine, halkın gerçek sorunlarını görmezden gelen bir torba yasa teklifini görüşüyoruz. Söz konusu madde, faaliyet izni kaldırılan vakıf üniversitelerine bedelsiz devredilen taşınır ve taşınmazların hazineye iadesini öngörüyor ancak eksik bir düzenlemeyle yine karşı karşıyayız. Bugüne kadar kamu malları kime devredildi? Hangi vakıf üniversiteleri haksız kazanç sağladı? Kamu zararı ne kadardır? Bu sorulara maalesef Komisyonda cevap alamadık. Şimdi, iade düzenlemesi yapıyorsunuz ama geçmişte yapılan usulsüz tahsisleri sorgulayamıyorsunuz. Eğer kamu zararına yol açıldıysa bunun geçmişe dönük hesabı da sorulmalıdır” ifadelerini kullandı.
“ÖRTBAS GİRİŞİMİ”
Teklifin kamu mallarının kimlere peşkeş çekildiğini de gizlediğini ve bunun da açıkça bir örtbas girişimi olduğunu iddia eden Kış, “Yıllardır Meclisi torba yasalarla etkisizleştiren bir anlayışla çalıştırmaktasınız. Bir yanda kamu taşınmazlarının iadesi, diğer yanda Cumhurbaşkanı maaşına zam, Varlık Fonuna denetimsizlik... Bakıyoruz, teklifte emekliye bayram ikramiyesi yalnızca bin TL artırılıyor, evet, sadece bin TL. Muktedirlerin bir kişilik iftar menüsünü bile karşılayamayacak bir meblağ bu. Bu, zam değil sadakadır, sadaka! Değerli milletvekilleri, AKP iktidarı Ekrem Başkanımızın gözaltına alındığı 19 Mart günü 10 milyar dolar rezerv yaktı. Bu gözaltı borsada 831 milyar TL'lik kayba yol açtı ve Merkez Bankası 28 milyar doları bir anda buhar etti. Bu para, her bir emeklimize bizim Cumhuriyet Halk Partisi olarak teklif ettiğimiz bir asgari ücret ikramiyesinin tam 2 katını verebilecek bir rakama denk gelmektedir. Hatırlayın, Cumhurbaşkanı "Bayram ikramiyesi artırılabilir mi?" sorusuna "Beni dolduruşa mı getiriyorsunuz?" diyerek cevap veriyor. Milyonlarca emekli açlık sınırında yaşarken bu yaklaşım halktan ne kadar da koptuğunuzun açık bir göstergesidir. Saray harcamalarına var, yandaşa var ama 16 milyon emeklimize yok. Yoksula, emekliye, millete yok ama zengine, yandaşa ve saraya her zaman olduğu gibi bugün de var. İşte, sizin adalet anlayışınız budur. "Adalet" demişken, Ekrem İmamoğlu'nu haksız ve hukuksuz bir şekilde tutukladınız. Seçimle yenemediğinizi yargı eliyle devre dışı bırakmaya çalışıyorsunuz ama halkın iradesine açık bir müdahaledir bu. Gençler, kadınlar, yurttaşlar bu adaletsizliğe karşı ayağa kalktı; tepkisini gösteren yüz binlerce vatandaşımızdan gözaltına alınanlar ve de tutuklananlar oldu anlamsız bir şekilde. Silivri'de yer kalmadı, tutuklananları Vatan Emniyete geri gönderdiniz. Yetmedi, Şişli Belediyesine kayyım atadınız, kent lokantalarını kapattınız. Bir tas çorbayı bile halktan esirgeyenlerin "adalet" kelimesini ağzına alması bu ülke adına utanç vericidir. Bu kürsüden açık şekilde ifade ediyoruz: Ekrem İmamoğlu'nu tutuklayabilirsiniz ama bu halkın umudunu asla tutuklayamazsınız” şeklinde konuştu.
“SANDIKTAN KAÇMAYIN”
Ekrem İmamoğlu’nun CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olduğunu kaydeden Kış, “Hukuku yok sayan bu anlayışla mücadele etmekten asla vazgeçmeyeceğiz. Artık hepimizin yüksek sesle ifade etmesi gereken bir gerçek var, o da erken seçim. Cumhuriyet Halk Partisi olarak 23 martta yaptığımız Cumhurbaşkanlığı ön seçiminde hiçbir zorunluluk yokken tam 15 milyon yurttaş sandığa gidip Ekrem İmamoğlu'na oy verdiyse bu iktidar artık sandıktan kaçamaz. Bugün meydanlar sadece bir aday için değil halkın sesi için doluyor; yurttaşlar artık kaderini başkalarının insafına bırakmak istemiyorlar. Bu tablo sadece bir siyasi tercih değil bir uyanıştır. Türkiye'de seçim koşullarını belirleyecek olan artık iktidarın iradesi değil milletimizin kararlılığıdır. Bu kararlılığı her yerde görüyoruz; sokakta görüyoruz, meydanda görüyoruz, sandıkta görüyoruz. Toplumun vicdanı harekete geçmiştir, iktidara düşen görev de bu sese kulak vermektir. Bu karar bu ülkenin kaderini değiştirecek güçtedir. Halk artık sadece geçim derdini değil gelecek derdini konuşuyor. Gençler ülkeden gitmek değil bu topraklarda eşit ve özgür bir yaşam kurmak istiyor. Kadınlar korkmadan yaşamak, anneler çocuklarının geleceğini yurt dışında değil kendi ülkesinde aramak istiyor. Bu sese sırtını dönen hiçbir iktidar ayakta kalamaz. Şunu açık bir şekilde söylüyoruz: Türkiye bir seçimin eşiğindedir çünkü bu ülkenin geleceği halkın iradesine dayanacaktır” diye konuştu.