Sosyal medya hesabından ülke ve bölge gündemini değerlendiren İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, özellikle Suriye’de yaşanan olayların kendilerini derinden üzdüğünü söyledi. Suriye’de yaşanan hadiselerin, Alevi kökenli Suriyelilere hunharca uygulanan ve sosyal medyada paylaşılan görüntülerin herkesin içini acıttığını kaydeden Kocamaz, “Bu tür insanlık dışı olayları tasvip etmek dahi çok büyük bir insanlık suçudur. Derler ya, eşkiyayı sultan yapmışlar, ilk önce babasını kesmiş. Aynen öyle. HTŞ halen hem Türkiye’de hem de tüm dünyada terör örgütü olarak anılıp, halende terör listelerinde bulunup, HTŞ’nin başı Colani’nin başına ödüller konulmuşken, adam bir anda Suriye devlet başkanı oluverdi. Adamın hiç bir devlet tecrübesi yok ve yıllardır terör örgütünün liderliğini yaptığı için kendisini bir devlet başkanı gibi değil de terörist gibi görüyor ve kendi halkına karşı terör uyguluyor. Ve işin en acı tarafı da bunu İslam dini adına yaptığını zannediyor. Müslüman bırakın Müslümanı, Allah’ın yarattığı hiç bir insana böyle bir zulmü yapabilir mi?” diye sordu.
“ANLAŞMANIN ARKASINDA ABD VE İSRAİL VAR”
Suriye’de SDG ile HTŞ arasındaki anlaşmaya da değinen Kocamaz, “Dünün bir diğer gelişmesi de, Suriye’deki SDG kamuflajlı PKK-PYD terör örgütünün lideri Mazlum Abdi ile Suriye’nin sözde devlet başkanı El Şara’nın yaptığı anlaşma. Bu anlaşmanın arkasında ABD-İsrail ortaklığı olduğunu da dünya alem biliyor. Güya, Biz de Esat sonrası Suriye’de ön almak maksadıyla, MİT Müsteşarı İbrahim Kalın’ı Şam’a göndererek El Şara ile birlikte Emevi Camisi’nde birlikte namaz kıldırmış ve her konuda mutabakat sağlamıştık. Bizimkiler İmralı canisini muhatap alarak, Devletimizin itibarını beş paralık ederken, oradan gelen muğlak bir mesaj için sevinç çığlıkları atarken, biz bu çağrıda zaten tükenme noktasına gelmiş PKK dışındaki türevlerini kapsamadığını söylemiştik. Nitekim PKK’nın Suriye’deki isim değiştirmiş türevi El Şara ile anlaşma imzalayarak kendisini koruma altına alıyor, adeta meşrulaştırıyor. Yani bu ne demek oluyor? Türkiye’nin, Suriye’deki PKK uzantılarına karşı operasyon yapmasına karşı önlem alınıyor. Diğer taraftan El Şara, Suriye’deki tüm unsurları dikkate alırken, Suriye’deki en büyük 3.Grup olan Türkmenlerin esamesi bile okunmuyor. Buna da maalesef mevcut Suriye yönetimi ile her konuda mutabık kaldıklarını ifade eden Hükümet’ten Suriye Türkmenlerinin statüsü konusunda en ufak bir açıklama yok” ifadelerini kullandı.
“AÇILIM SÜRECİ FİYASKO İLE NETİCELENECEK”
Cumhur ittifakının iştahla sarıldığı 2. açılım sürecinin de fiyasko ile neticeleneceğini iddia eden Kocamaz, “Yani, Sayın Bahçeli’nin daha önce Erdoğan’a ip atarak “İmralı canisini ben asamadım, al şu ipi de sen as!” dediği bebek katili için ifadesini değiştirerek “Önder” demesi de işe yaramayacak. Gerçi bu sözü yadırgamaya gerek yok. Zira, çok daha önceden milletvekilleri ve teşkilat mensuplarından bebek katiline sayın ya da beyefendi diye hitap edenleri görmüştük. Nereden nereye. Sevgili Dostlar; Bizim Şehitlerimize ve Şehit Ailelerine karşı bir borcumuz var. O borcu hiç bir şekilde ödememizde mümkün değil. O sebeple Sayın Genel Başkanımızın ortaya koyduğu iradeyi sonuna kadar destekliyor, Mecliste tek başımıza da kalsak bu tutumumuzu sonuna kadar sürdüreceğimizi herkesin bilmesini isteriz. Bizi, birileri eleştirirken, ”Siz terörün bitmesini istemiyor musunuz!” diyerek tahrik etmek istiyor. Şunu herkeste bilir ki, 86 milyonluk Türkiye’de terörün bitmesini istemeyen bir Allah’ın kulu yoktur. Ancak terörün sona erdirilmesi, terörist başı ile müzakere ederek olmaz. Dünya’da bu konudaki en önemli metot teröristle mücadele etmektir. Kaldı ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin onuru ile oynamak hiç kimsenin haddi de değildir, hakkı da değildir. İmralı ile yapılan müzakereler Koskoca Türkiye Cumhuriyeti’nin itibarına halel getirmekten başka bir anlam taşımaz” dedi.